22 Nisan 2016 Cuma

Duvar Yazılarım 5




  • Sen nasıl bakarsan bak hayatına, ille içinden çalmayı başaracağın mutlu anların olacak. O anları artırmanın sırrını her bulduğunda, işte o zaman hayat sana ait kalacak.
  • Başkalarının gölgesinde yaşayanlara hep üzülmüşümdür, başkalarının bakış açısına inananlara, anlattıklarıyla duygularını belirleyenlere, başkalarının şemsiyeleriyle korunanlara yağmurdan ve güneşten. Siz siz olun yanlışta olsa kendi bildikleriniz, inandıklarınız, duygularınız, savunduklarınız olsun. Kişiliğiniz olsun.
  • Birisinin sizinle ilgili duygularından şüpheliyseniz, onu sinirlendirmeyi deneyin. Davranış ve sözleriyle samimi bir şekilde gerçek duygularını gözünüzün önüne serecektir. Sonra mı? Vaktinizi alın ve yolunuza devam edin.
  • Ne yaparsanız yapın ama asla hissetmediğiniz duygulara dair cümleler kurmayın. Çünkü anlaşıldığında affı yoktur.
  • Menfaati için çevrenizde olan insanlara istediklerini hemen verin ki işleri bittiğinde hızla uzaklaşsınlar. Nasıl olsa minik hesaplar kollamaktan insan kazanmanın önemini asla kavrayamazlar. Siz de gerçek değerleri olanlarla yola devam edersiniz.
  • Benim duygularımın pek de alakası yoktu sizinle aslında. Ne sevgimin, ne heyecanımın, ne alkışımın, ne güvenimin, ne mutluluğumun ne de başka şeylerin. Kime ne hissettiysem kendi seçimim. Belki de asıl özgürlüğüm buydu benim.
  • Hiç yürümediğim yollarda yürüyesim var, hiç tanımadığım yüzlere ilk selamı veresim, hiç denemediğim bir yemeği tadasım var, dilini bile bilmediğim ülkelere gidesim, hiç bilmediğim müzikleri duyasım ve hepsinin içinde en tanıdığım seni alıp kaçasım var hiç hesapsız.
  • En etkili adımını, herkesin vazgeçtiğini düşündüğü anlarda atmalısın, işte o zaman yenilmezliğini göreceklerdir. Sır tezatta saklıdır küçüğüm.
  • Eskiden insanlar beni hayal kırıklığına uğrattığında anlamsız bir üzüntüye kapılır, onları mümkün olduğunca uzaklara atardım hayatımdan. Duygularım üzerinde değişiklik yapmaya karar verdim zamanla. Ve insanlarla ilgili hayal kurmamayı öğrendim. Bazıları büyümek dedi buna ben kısaca mutluluk diyorum.
  • Sabır zekâ işidir, eninde sonunda meyvesini verir. Ellerini birleştir ve zamanın koltuğuna otur, çoğu zaman beklediğinden önce gelir.
  • Bana cesaret ve güçten bahseden sen, şimdi kocaman bir ayna tut yüreğine ve söyle nerede cesaretin? Değişimin kendi değil, olma ihtimali bile nasıl da diz çöktürüyor seni. Ve nasıl da kabullendiriyor alıştığın masum takma isimlerle süslediğin esaretini.
  • Biz birbirimizi birbirimizde yitirmiştik belki bir asır önce. Biz birbirimizle cezalandırılmıştık şimdilerde. Anlamıştık fakat söylemek ne mümkündü. Ve ne zordu ortak bir geçmiş gözlerindeyken, var olamamak geleceğinde.
  • Bir deniz kızı gibi yaşasam, evim deniz olsa mesela. Uçsuz bucaksız, keşfedilmemiş yerlerle dolu. Canım istese derinlere insem, sessiz ve ıssız, canım istese yüzeye çıksam, gürültülü ve kalabalık. Sonra kıyılarda imkansız bir aşka aşık olsam. Ne denizi terk etsem ne de sevdiğimden vazgeçsem. Denizin kızı olsam, ömür boyu onun dalgaları gibi, bir yok bir var olsam.
  • Gök gürültüsünü bu denli seven birinin seni sevmekten korkacağını mı düşünmüştün?
  • Asıl mesele, denizdeki dalgalarda değil, ruhundaki dalgalarda sörf yapmaktır arkadaşım. Ömür boyu, yorulmadan, yeniden ve yeniden.
  • Sevgi bende nasıl biliyor musun arkadaşım, sevgi nedensizliktir. Mantıklı bir nedenin yoktur ama sevgi oradadır. Onu taşımak için karşılığını beklemezsin, sana ait olmasını bile beklemezsin. Özgürlüğe eşlik eder sevgi, fiziksel bir tarafı da yoktur. Kısacası aldım verdim yoktur. İşte bu bendeki sevgi, ya sendeki?
  • Bu şehirden gitmem değil mesele, asıl senden gidersem sen artık eski sen olacak mısın? Çevrende arkadaşlar ve dostlar olduğu anlarda bile yalnızlığından eksik olacaksın be adam, bilmem farkında mısın?
  • Tek bir kişi bile aktardığım tek bir bilgiyle zorluklarla baş etmeyi öğrendiğini söylediyse ben o gün VARIM işte.
  • Belki her şeye sahip değilsindir, hatta belki hep bir şeyler eksiktir hayatında. Önemli olan bu değildir. Önemli olan her gün yaptığın her şeyden lezzet alabilmektir. En sevdiğin yemeği yer gibi yaşa.
  • Hayat, sana hazırlanmak adına seni yaşamadan geçirdiğim her gün için senden ve kendimden özür dilerim.
  • Seni göremediğim zamanlarda, gözümü her daldırdığım yerde olmayı nasıl beceriyorsun?
  • Hayat en mükemmel eğitmendir. Büyük resmi bilir, sonra o resimdeki görevini yerine getirebilmen için seni güçlendirecek, geliştirecek tüm koşullar için eğitmeye başlar. Görerek, duyarak, yaşayarak ve anlayana dek tekrarlayarak öğrenirsin.
  • İmkânsızlığı seviyordum gözlerinin içinde, masumiyetimi geri veren ve beni olur olmaz zamanlarda gülümseten. Sen benim karanlıkta değil ışıklarda gizlediğimsin.
  • Benim doğrularım ve prensiplerim var arkadaşım, hiç kimse için vazgeçmedim, vazgeçmem. Gerçekleri kimse için değiştirmem. İster gidersin ister kalırsın.
  • Herkesin yaşamında belli bir dönem cehennemi yaşamışlığı vardır. Eğer yaşanan cehennem bireyselse kendisine ve Yaradan'a, topluca yaşandıysa birbirine ve Yaradan'a sarılarak aşılır. Her iki durumda da cehennemden sonra yaşanacak bir cennet MUTLAKA vardır.
  • Bazen yüreğin umudun rengine bürünür, o an dünyanın tüm karanlığına meydan okursun olanca sevgin ve cesaretinle. O anın farkındalığı bilincini aydınlatırken ruhun derin bir teslimiyet halindedir ki bu teslimiyet yalnız Yaradan'adır.
  • Bir zamanlar değerlerime uymayan insanları hayatımdan çıkardım, gittikçe yalnızlaştım. Sonraları onları olduğu gibi kabullendim, dostluğumu sürdürdüm kendimi kaybettim. Şimdilerde yalnızlığın kutsallığını kendimden uzaklaşmaya tercih ediyorum.
  • Yüreğinde idam sessizliği vardı kadının, çok acısız bir o kadar sıradan biri daha yitip gitti.



       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder