8 Aralık 2016 Perşembe

Yeni Yıl ve Değişim





Değişim, uzun zamandır kapalı bir odada otururken nefes almak için balkona çıkmak gibidir benim için. Değişim, kalp atışıdır, ince uzun bir kağıt üzerinde inişli çıkışlı. Değişim hayatın, yaşamın ta kendisidir. İşte bu yüzden korkutamaz beni, yönü ne olursa olsun. İniyorsak çıkacağımızı, çıkıyorsak ineceğimizi biliriz çünkü.
Ama beklemek, sancıyla doğum anını beklemek, o başka işte. Beklemek bir boşluk. Belirsizlik hep bir işkence. Kafanda soru işaretleri öylece beklemektense, kötü de olsa ne olacağını bilmek istemek, ne kadar da insanca.
İşte tam da böyle bir zamanda tutsak kalmıştık. Yılın son ayına tüm bu belirsizliklerle girmiştik. Sağı solu boş uzun bir yolda, yavaşça ilerliyorduk. Camdan kendi gölgemizi izlerken hafifçe gülümsüyorduk.

Hayatın, hiçbir şey için çok üzmediği, hiçbir şey için çok sevindirmediği yaşlardaydık. Çirkinin içindeki güzeli, güzelin içindeki çirkini bilir, ne siyah ne de beyaz, gri odalarda vakit geçirirdik. Yaşam, özenle seçilmiş kelimeler kadar kusursuz olsun isterken, bir çocuk odası dağınıklığıyla yaşardık. Sonra toparlanmak için dost sohbetlerine sığınırdık.

Nasıl geleceksen gel yeni yıl, nasıl olsa alacakların da var, vereceklerinde. Ben her yıl ki gibi, kabullenişlerime isyanı sığdıracağım nasıl olsa. Ve isyanlarıma mutluluğu katacağım. Çünkü değişim mutlu olmam için tek başına bile bir neden. Çünkü değişim, uzun zamandır kapalı bir odada otururken nefes almak için balkona çıkmak gibidir benim için.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder